Kısa bir aradan sonra Koreli şirketleri tanımaya devam edelim. Bu sefer de Güney Kore’nin en büyük şirketlerinden SK Holding’den bahsedelim.

Bünyesinde 95 farklı şirketi bulunduran, 70.000’den fazla çalışanı olan kimya, petrol, enerji, inşaat, Telekom ve Güney Kore’nin en büyük kablosuz cep telefonu servis sağlayıcısı dünyanın en büyük ikinci bellek üreticisi ve dünyada ilk 500 şirket arasında 57.sırada olan bir gruptan söz edeceğiz.

Türkiye bu şirketi ilk olarak Avrasya Tüneli’ni yapan firma olarak tanıyabiliriz. 3.köprünün yapımı ve son olarak Çanakkale’ye yapılacak köprünün ihalesini de alan şirketten bahsediyoruz. Ayrıca SK Group, 2012 yılında Doğuş Group ile stratejik ortaklığı bulunmakta.

SK Group, 1953’te Sunkyong Tekstil’i satın alarak işe başlar. 1958 yılında şirket, Kore’nin ilk polyester elyaf ve ipliğini üretir. 1973’te SK, “Petroleum From Fibers From”, üretimini yönetmek için Sunkyong Oil’i kurar. 1976 yılında Sunkyong Corporation, Hindistan’dan uluslararası bir ticaret şirketi lisansı alarak Kore’ye gelen ham petrolün tek işletmecisi olur.

Diğer şirketlerde olduğu gibi bu şirketinde arkasında devlet desteği mevcut. Hatta bu şirketteki devlet desteği akrabalık düzeyinde. Şirketin kurucusunun büyük oğlu Chey Tae-won eski Güney Kore Cumhurbaşkanı Roh Tae-woo’nun kızı ile evlidir.

Şirket Ocak 1988’de Yemen’den Kore’ye ham petrol ithal eder. Haziran 1994’te SK, Kore’nin telekomünikasyon alanına girer. 1996’da SK Telecom olarak Kore’nin ilk ticari cep telefonu hizmetini başlatır.

2002 yılında 3G teknolojisini sağlayarak telekomünikasyon alanında büyük bir adım atan şirket, 2004 yılında çoklu yayın yapabilmeyi sağlayan bir uydu sistemini uzaya gönderen ilk firma olarak teknoloji konusunda ismini duyurmuş olur. Şirket 2006 yılının Mayıs ayında yine dünyada bir ilki gerçekleştirerek 3G’de yüksek hızla veri paylaşımını ve görüntülü konuşmayı sağlayan sistemi kullanıma açar.

SK Group’un yöneldiği alan sadece teknoloji ve telekomünikasyondan oluşmuyor. Petrol, kimyasal sanayi, inşaat, enerji sektöründe de öncü kuruluş oluyor. Alternatif enerji kaynakları, güneş enerjisi ve yeni teknolojiler üzerine de yatırımlar yaparak her alanda söz sahibi olmaya çalışıyor. SK enerji 2017 yılında akü işine de girerek Mercedes, Kia ve Hyundai elektrikli taşıtlar için aküler üretmeye başlar. SK Holding çatısı altında faaliyet gösteren yan kuruluşlar arasında SK Energy, SK Telecom, SK Networks, SKC, SK E & S, SK Denizcilik, SK Wyverns ve K Power yer alıyor.

Türkiye’de altyapı, köprü ve yollara yaptığı yatırımların yanında yenilenebilir enerji kaynakları ve Tufanbeyli Termik Santrali’nin yapımını da üstlenerek Türkiye’nin enerji piyasasında da söz sahibi olmayı hedefliyor.

Koreli şirketlerin büyüyüp dünyada ilk 100 marka arasına girmesinde özel ve kamu çıkarlarının yakınlaşması, şirketleri desteklemede devletin bir denge unsuru olarak yer alması etkili olmuştur. Şirketler büyüyüp palazlanıp devletin kanatları altında yer almış ama kendi ayakları üzerinde durmaya ve uçmaya başlayınca da devletten bağımsız birer dünya markası olmuşlar.

Türkiye’de ise iş dünyası için devletin bir risk olduğunu söyleyebiliriz. Gerek ihale sistemi ve özelleştirmede gerekse yatırımcıya teşvikte devlet o dengeyi koruyamamış. Ar-Ge’ye yatırım da olmayınca şirketler hep güdük kalmış. Türk devleti sistemi, şirketleri hangi alanlara yatırım yapacağını belirlemede bir yönlendirmeye sevk etmediği için dünya markası çıkarmada çok zorlanmıştır.

Hiç petrolü olmayan bir ülkenin bir şirketi petrolü ham madde olarak alıp işletip mamul ürün olarak tekrar dünyaya ihraç etmede lider konuma gelen SK Group, petrole komşu Türkiye için bir örnek olmalı. Ortadoğu petrolünün borularla Avrupa’ya taşınmasında sadece işin hamallığını yapmanın ötesine geçmemiz gerektiğini gösteriyor.